AVIAN INFLUENZA
(Tavuk
vebası, Kuş gribi)
HASTALIĞI VE DÜNYADAKİ DURUMU
Ragıp
BAYRAKTAR
Uzman Veteriner Hekim
Hastalığın Tanımı
Tavuk vebası, kanatlılarda Orthomyxoviridae
familyasındaki viruslardan A tipi Avian influenza virusu tarafından
oluşturulan, solunum ve sinir sistemine ait belirtilerle birlikte
yüksek mortalite ile seyreden akut bir hastalıktır.
Hastalığın Önemi
Tavuk vebası, bütün dünyada büyük ekonomik kayıplara neden olan bir
hastalık olup tavukçuluk sektörünü tehdit eden önemli viral
hastalıklardan biri olarak kabul edilmektedir.
Yabani kuşlar doğal rezervuar konakçıdır. İlk olarak 1959
yılında Scotland’da ve ardından 1961 yılında Güney Afrika’da Avian
influenza-A virusu H5N1 olarak izole edilmiştir. Virus dünyada
kanatlı türleri arasında dolaşmaktadır.
Avian influenza virüsunun A, B ve C antijenik tipleri vardır. B ve
C tipi yalnız insanlarda hastalık oluşturur. A tipi ise, insan,
domuz, at, balina, Amerikan vizonu ve kanatlılarda solunum yolu
enfeksiyonu oluşturduğu tespit edilmiştir.A tipi viruslar
Hemaglutinin (HA) ve Neurominidase (NA) antijenik yapılarına bağlı
olarak alt tiplere ayrılmışlardır. Bilinen 15 farklı Hemaglutinin
(H) ve 9 farklı Neurominidase (N) tipinin varlığı söz konusudur.
Kanatlı hayvanlarda 80'den fazla farklı özellikte inluenza virusu
izole edilmiştir. Bunlar arasında en fazla patojenik olanları (Tavuk
Vebası virüsü (H7N7), Hindi İnfluenza virusu (H6N2, H8N4), Tavuk
Scot/59 (H5N1), Tern/Güney Afrika (H5N3) virüsleridir.
İnfluenza virusları ılıman ve kutuplara yakın bölgelerdeki insan,
domuz ve at populasyonlarında belirli zamanlarda, özellikle kış
mevsiminde, tropikal ve subtropikal bölgelerde ise bütün yıl boyunca
görülmektedir. Bununla beraber kanatlı ve deniz memelilerinde
herhangi bir zamanda influenza salgınları çıkabilir. Öldürücü bir
hastalık olan Avian influenza'nın etkeni birçok ülkede izole
edilmiştir. Hastalık son on yılda Meksika, Avustralya, Hong Kong ve
İtalya’da görülmüştür. Bu günlerde (8 Ocak – 9 Şubat 2004) Asya
ülkelerinde (Kore, Vietnam, Japonya, Çin, Tayland, Kamboçya, Hong
Kong, Pakistan ve Endonezya) A tipi viruşun H5N1 serotipi büyük
salgınlar yapmakta ve en son olarak da A.B.D.’de 9 Şubat 2004
tarihinde görülmüş olup ABD ve Pakistan’da izole edilen A tipi
viruşun H7 serotipidir.
Kıtalar arası çıkan salgınlarda, virusun subtiplerinde bir
benzerlik yoktur. Bu da şunun önemini vurgular; yatay
enfeksiyonların yanında, genetik mutasyonlarda hastalığın etkisi ve
şiddeti üzerinde büyük bir rol oynamaktadır. İtalya’da yaşanan
problemler devamında, genetik değişimin gerçekten problemlere sebep
olabileceği ortaya konulmuştur. Daha önceki yıllarda ise; ABD,
Kanada, Fransa, Rusya, İsrail, Almanya, Macaristan, Çekoslavakya,
Yeni Zelenda ve Hindistan’da görüldüğü rapor edilmiştir. Virus
hemaglutinasyon ve hemadsorbsiyon özelliğine sahiptir. Virusun bütün
suşları embriyolu tavuk yumurtasında ürer ve embriyoyu öldürürler.
Enfekte embriyoda yaygın hemorajiler oluşturur. Virus doku
kültüründe de ürer. Ribonükleoprotein antijenlerine göre
tiplendirilir. Virus daha çok ördeklerden izole edilmekle birlikte
hindi, tavuk, sülün, evcil kaz, bıldırcın, tavus kuşu, muhabbet
kuşu, martı, bataklık kuşları, keklik, deniz kuşları, beç tavuğu ve
papağan cinslerinden de izole edilmiştir.
Çok patojen Avian influenza virusları ile oluşan hastalık
vakalarında genellikle solunum güçlüğü, aşırı göz yaşı, yüz ve başta
ödem, deri altında siyanoz ve hemoraji, ibik ve sakallarda siyanoz ile ishal görülür. Tavuk ve hindilerde kimi
zaman hiçbir belirti görülmeden de ani ölüm şekillenebilir.
Orta patojen suşların neden olduğu hastalık formunda anoreksi,
depresyon ve verim düşüklüğü görülür. Yumurtacı hayvanlarda % 75- 80
verim kaybı ile tüm kanatlılarda % 10-100 arasında ölüm görülür.
Hastalığın Yayılması
Bulaşmada göçmen kuşlar önemli rol oynamaktadırlar. Enfekte
kuşların gaitaları ve sekresyonları ile bulaşık yem, su,
alet-ekipman, personel, kuluçkahanede kırılan yumurtalar yayılım
nedenleridir. Hastalığın horizontal bulaşması (yatay bulaşma yani
hayvandan hayvana) çok rastlanan bulaşma şeklidir. Vertikal bulaşma
(dikey bulaşma yani tavuktan yumurta yoluyla civcive) ile ilgili
kesin bir kanıt bulunmamakla beraber enfekte hayvanlardan elde
edilen yumurtaların kabuklarında etkenin varlığı tespit edilmiştir.
Virusun hava yolu ile taşınması bir kaç kilometre ile sınırlıdır.
Ayrıca hastalık böcekler, kan emici sinekler ve rodentlerle enfekte
hayvanlardan duyarlı olanlara mekanik olarak bulaşır. İnkubasyon
periyodu birkaç saat ile iki üç gün arasında değişebilmektedir.
ÜLKEMİZDE VE DÜNYADA HASTALIĞIN DURUMU
TÜRKİYE
05 Ekim 2005 tarihinde Balıkesir İli Manyas ilçesi Kızıksa (Kızılköy)
Beldesi ile Salur Köyleri arasında çeltik tarlalarında açık hindi
besisi yapan bir işletmede kamuoyunda ‘Kuş Gribi’ adıyla bilinen
‘Tavuk Vebası’ hastalığı tespit edilmiştir.
Hastalık Ülkemizde ilk kez ortaya çıkmıştır.Hastalığın kaynağı ile
ilgili olarak net bir bilgi alınamamakla beraber olay yerinin Manyas
Kuş cennetine sınır olması nedeni ile göçmen kuşlardan kaynaklı bir
bulaşmanın olduğu düşünülmektedir. Virusun H5N1 tipinde olduğu
AB’nin İngiltere-Weybridge referens laboratuvarı tarafından tespit
edilmiştir.
Hastalığın insan ve hayvan sağlığı açısından önemi dikkate
alındığında tüm kurum ve kuruluşların işbirliği önem arz etmektedir.
Bu çerçevede Tarım ve Köyişleri Bakanlığımızca; alınan tüm
tedbirlere vatandaşlarımızın hassasiyetle uyması, kümeslerde
hijyenik tedbirleri en üst düzeye çıkarmaları, her türlü hastalık
şüphesi ve ölümleri Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Merkez ve taşra
teşkilatına bildirmeleri gerekmektedir.
Hastalık olay yerinde kontrol edilip hasta hayvanlar imha
edildiğinden vatandaşlarımızın veteriner Hekim gözetiminde kesimi
yapılan kanatlı etlerini tüketmelerinde bir sakınca
görülmemektedir..
BELÇİKA
14 Nisan 2003’e kadar toplam 212 vak’a tesbit edilmiş olup,
13.600.000 milyon adet kanatlı hayvan imha edilmiş olup 800 den
fazla kümes koruma ve izleme sonunda bulunmaktadır.
16 Nisan 2003 tarihinde 1 vak’a (yumurtacı damızlık) tespit
edilmiş olup, 10.500 duyarlı hayvandan 550 adedi ölmüş, geri kalan
9.950 kanatlı hayvan imha edilmiştir.
28 Nisan 2003 tarihinde 3 vak’a (yumurtacı
damızlık) tespit edilmiş olup, 64.700 duyarlı hayvandan 2.000 adedi
ölmüş, geri kalan 62.700 kanatlı hayvan imha edilmiştir.
Bu vakalarda direkt temas ve hava bulaşma yolu
olarak tespit edilmiş, son vak’alardaki epidemiyolojik araştırmalar
sürmektedir. Yapılan izolasyonlarda Brüksel/Veteriner ve Agrokimya
Araştırma Enstitüsü tarafından Çok Patojen Tavuk Influenzası –
“Highly Pathogenic Avian Influenza-HPAI” tespit edilmiş ve H7N7
subtip olarak tiplendirilmiştir. Hastalık kontrolünde karantina,
imha ve aşılama yöntemleri yürütülmektedir.
HOLLANDA
01 Mart 2003 tarihinde Avian Influenza tesbit edildiğinde 16 adet
kümeste şüpheli durumda bulunuyordu. Lelystad-Hayvan Hastalıkları
Merkez Enstitüsü tarafından yapılan izolasyon ve identifikasyon
sonucu HPAI virusunun H7 subtipi olduğu bildirilmiştir. Hastalık
kontrolünde; Bir kriz merkezi oluşturularak ulusal sınırlar içinde
canlı kanatlı hayvanların bir araya getirildiği her türlü market,
panayır, gösteri, vb. yasaklanmıştır. Şüpheli çiftlikler etrafında
10 km’lik bir koruma zonu oluşturularak bu alan içinde her türlü
kanatlı hayvan ve ürünlerinin hareketleri yasaklanmıştır. Ülkeden
kanatlı hayvan ve kuluçkalık yumurtaların ihraç edilmesi
yasaklanmıştır. Ayrıca yem ve hayvan ile temasta bulunması muhtemel
her türlü ürün izlemeye alınmıştır. Enfekte çiftliklerin
çevresindeki 1 km’lik alanda yer alan şüpheli kanatlılar imha
edilmektedir.
11 Mart 2003 tarihinde 4 haftalık 12.000 kapasiteli broiler
kümesinde 2.000 adet ölüm yapan bir kümesten 1 vak’a tesbit edilmiş
olup, 10. geri kalan 10.000 kanatlı hayvan imha edilmiştir. Bu
bölgede insanlarda 132 konjuktivitis vak’ası tespit edilmiş,
bunlardan 32’sinde HPAI ilişkili konfirmasyon yapılmıştır.
18 Mart 2003 tarihinde toplam 25 vak’a (20 vak’a yumurtacı
kümesinde, 3 vak’a broiler damızlık kümesinde, 2 vak’a hindi
kümesinde) tespit edilmiş olup, 673.041 duyarlı kanatlı hayvan imha
edilmiştir.
27 Mart 2003 tarihinde toplam 54 vak’a (38 vak’a yumurtacı
kümesinde, 9 vak’a broiler damızlık kümesinde, 4 vak’a hindi
kümesinde, 2 vak’a köy kümesinde) tespit edilmiş olup, 1.162.839
duyarlı kanatlı hayvan imha edilmiştir.
02 Nisan 2003 tarihinde toplam 31 vak’a tespit edilmiş olup,
556.028 duyarlı kanatlı hayvan imha edilmiştir.
07 Nisan 2003 tarihinde toplam 32 vak’a (24 vak’a yumurtacı
kümesinde, 3 vak’a broiler damızlık kümesinde, 2 vak’a köy
kümesinde) tespit edilmiş olup, 1.197.884 duyarlı kanatlı hayvan
imha edilmiştir.
AMERİKA
11 Nisan 2003 tarihinde Connecticut eyaletinde ticari yumurtacı
kümeslerde hastalık tesbit edilmiştir. Bulaşmanın direkt temas ile
canlı hayvan pazarından olduğu tespit edilmiştir. 2.900.000 duyarlı
hayvan bildirilmiş olup ölümler ve imha hakkında bilgi yoktur.
Veteriner Teşhis laboratuarları tarafından yapılan izolasyon ve
identifikasyon sonucu H7 subtip olduğu bildirilmiştir.
Hastalık kontrolunda karantina ve hayvan hareket kontrolü,
epidemiyolojik araştırma ile sero-survey sonuçlarını takiben aşılama
bildirilmektedir.
ÇİN
30 Kasım 2002 tarihinde yabani ördek ve flamingo’lardan 3 vak’a ve
bunlarda 134 ölüm vak’ası tesbit edilmiş, ayrıca 68 adet kanatlı
hayvan imha edilmiştir. Vak’alardan yapılan izolasyon ve ABD.’de
yaptırılan identifikasyonlarda subtip H5 olarak tesbit edilmiştir.
2004 VE 2005 YILINDAKİ ÖNEMLİ SALGINLAR
Vietnam’ın kuzeyinde 2004 yılı Ocak ayında ciddî şiddetli solunum
yolu hastalığıyla seyreden bazı vak’alar görülmüş ve yapılan
laboratuvar incelemelerinde etkenin avian influenza-A H5N1 olduğu
belirlenmiştir. Avian influenza virüsünün, mutasyonla insanlara
yönelik olarak da patojenite kazanabileceği ve salgınlara yol
açabileceği ifade edilen bilgiler arasındadır. Hastalığın insanlara
bulaşması, enfekte hayvanlara veya enfekte hayvanların dışkı, burun
salgıları vb. materyalleri ile kontamine olmuş yüzeylere temas
sonucu ya da kontamine materyallerden havaya karışan virüslerin
solunması ile olabileceği belirtilmektedir. İnsandan insana
bulaşmanın olmadığı virüsün, mutasyonla bu karaktere de sahip
olabileceği ifade edilmektedir. İnsanlardaki influenza-A H5N1
serotipinin sebep olduğu enfeksiyonlarda ateş, boğaz ağrısı,
öksürük, solunum güçlüğü ve viral pnömoni gibi solunum sistemine ait
belirtiler görülmektedir. Avian influenzanın alt tiplerinden H5N1,
hızlı bir şekilde mutasyon geçirme yeteneğinin olmasında ve bunun
sonucunda diğer türler için de enfekte edici nitelik
kazanabilmesinden ötürü daha ciddî görülmektedir. Hayatta kalabilen
enfekte kuşlar dışkı ve ağız salgılarıyla en az 10 gün süreyle
virüsü çıkarırlar. Bu durum, hayvan satışları ve göçmen kuşlar
vasıtasıyla virüsün yayılmasına kaynak teşkil etmektedir. H5N1
yüksek patojeniteli epidemilerin kaynağıdır. Aralık 2003 ortalarında
Kore’de ve diğer Asya ülkelerinde özellikle halk sağlığını tehdit
eden etken olmuştur. H5N1 alt tipi 1997 yılında insanları direkt
enfekte etmiş ve 2004 yılı Ocak Ayı’nda tekrar ortaya çıkmıştır. Bu
yönüyle H5N1 alt tipi insanlar için daha büyük bir tehdit unsuru
olarak görülmektedir. Aralık 2003’ten bugüne kadar avian influenza
H5N1 alt tipin sebep olduğu vak’a ve ölüm sayıları 29.09.2005
itibarıyla, Endonezya’da 4 vak’a 3 ölüm, Viet Nam’da 91 vak’a 41
ölüm, Tayland’da 17 vak’a, 12 ölüm, Kamboçya’da da 4 vak’a ve 4 ölüm
şeklindedir. Bu yılın başlarında ABD’ de görülen salgının etkeni
avian influenza A’nın H5N2 serotipi olarak belirlenmiş, ancak, bunun
Asya’da görülen serotiple bir bağlantısının olmadığı bildirilmiştir.
AVİAN INFLUENZA (KUŞ GRİBİ) HASTALIĞI İÇİN İŞLETMELERCE ALINMASI
GEREKEN ÖNLEMLER
Özellikle kanatlılarla yakın ilişki içerisinde
bulunan işletmelerimizin aşağıdaki hususlara dikkat etmesi insan ve
kanatlı sağlığı açısından önemlidir.
1- Bu hastalığın çok bulaşıcı ve öldürücü bir
hastalık olması yanında insanlara da bulaşabileceği dikkate alınarak
korunma tedbirlerini almaları.
2- İşletmelerin giriş ve çıkışları ciddi olarak
kontrol altına alınmalıdır. Kümesler ve yem üniteleri ziyaretçiler
için ‘yasak bölge’ ilan edilmelidir.
3- İşletme içinde personel hareketleri
olabildiğince sınırlandırılmalıdır.
4- Her kümesin bakıcısı ayrılmalı ve diğer
kümeslere giriş ve çıkış kesinlikle yasaklanmalıdır. Bakıcıların
kümeste giydiği ayakkabı ve tulumla dışarı, dışarıda giydiği elbise
ve ayakkabı ile de kümese girmesi engellenmelidir. Bu kurala işletme
sahibi ve yöneticiler de uymalıdır.
5- Kümes kapıları önünde, personel giriş
dezenfeksiyonu için gerekli tedbirler alınmalıdır.
6- Taşıtlar mümkün olduğunca dışarıda tutulmalı
eğer girmeleri çok gerekli ise tesisin girişinde etkili
dezenfektanlardan biri ile yıkanmalıdır.
7- Bu hastalık için etkili olan formalin+permanganat,
sodyum hipoklorit, amonyum quertar tuzları, kalsiyum hidrat,
kresilik asit ve sentetik fenoller gibi dezenfektanlar
kullanılmalıdır.
8- Yetiştirilmek üzere temin edilen yumurta,
civciv veya piliçler hastalık kontrollerinin düzenli olarak
yapıldığı bilinen, her bakımdan güvenilir, çalışma izni verilmiş ve
sağlık sertifikası düzenlenmiş olan damızlık çiftliklerinden
alınmalıdır.
9- Kümes içi kadar, kümes dışı da temizlenmeli
ve kontrol edilmelidir. Kümes dışındaki çöplükler gelişigüzel
atılmış malzemeler, kümes dışında yemlerin etrafa saçılmış olması
farelerin ve diğer kemiricilerin kümese yaklaşmalarını ve kümese
girmelerini kolaylaştırır. Bunun için kanatlı barınaklarının
etrafındaki alanlar da temizlenebilir, dezenfekte edilebilir
malzemeden yapılmalıdır.
10- Kemirgenler dışkılarıyla yem ve altlığı
kontamine ederler. Dolayısıyla kemirgenlerle mücadele için etkili
bir program yürütülmelidir.
11- Kümeslere yabani kuş ve kemirgenlerin
girişi engellenmelidir.
12- Göçmen su kuşlarının hastalığın
yayılmasında taşıyıcı rol oynadığı dikkate alınarak, göl, gölet ve
göçmen su kuşlarının işletmelere yakınlığı halinde aşırı tedbirli
olunmalıdır.
13- Her seferinde, kullanılmak üzere yeni
viyoller tercih edilmelidir.
14- Yem, su, ekipman hijyenine mutlaka
uyulmalıdır. Bir başka işletmeden alınan ekipman kesinlikle
işletmeye sokulmamalıdır.
15- İşletmeler bünyelerindeki sağlık
kontrollerine özen göstermelidirler.
16- Avian Influenza hastalığı tehlikesine karşı
gerekli tedbirlerin alınabilmesi için ilk hastalıktan şüpheli veya
ölü hayvanın kesin teşhisi vakit geçirilmeden yaptırılmalıdır.
17- İşletmeler uğrayacakları ekonomik
kayıpların büyüklüğüne karşın, hastalık ihbarlarında özverili olmalı
ve civardaki işletmeleri derhal uyarmalıdırlar.
18- Hayvan hareketlerinde kontrollü olunmalı ve
Bakanlığımıza yardımcı olunmalıdır.
19- Temiz ve hijyenik bir kümes her türlü
hastalığa karşı alınmış en etkili önlemdir. Temizlik ve
dezenfeksiyonun istenilen düzeyde olması için kümeslerde taban,
duvar, tavanlarda çatlak, yarık bulunmamalı ve kolayca
yıkanabilmelidir.
20- Aynı çiftlikte sadece bir türden hayvan
yetiştirilmelidir. Dışarıdan sürüye kesinlikle hayvan katılmaması ve
hepsi içeri, hepsi dışarı kuralına uyulmalıdır.
21- Kümeslerin periyodik temizliği,
dezenfeksiyonu, havalandırılması, gıda, su hijyeni, kümes ısısı ve
hayvan bakıcılarının temiz tulum, dezenfekte edilmiş çizme ve
eldiven kullanmaları sağlanmalıdır.
22- Hayvan Sağlık Sigortası yaptırılmalıdır
23- Ölü, hasta hayvanlar bulaşmayı önleyecek
şekilde imha edilmelidir.
©
Bu Bilgiler İzin Alınmadan Kaynak
Gösterilerek Kullanılabilir.